Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2011

Avrupa Birligi: Turkiye ve Avrupa'nin Karsilikli Algilari



Fransa'nin cok prestijli siyaset bilimi okulu Science Po'nun yayinevinden haziran ayinda cikan
"La Turquie en Europe: l'opinion des Européens et des Turques" (Avrupa'da Turkiye: Avrupalilarin ve Turklerin Gorusleri) adli kitap Avrupa Birligi'nin genisleme surecinin hicbir ulkenin katilim asamasinin Turkiye'ninkine oldugu kadar tepki uyandirmadigina dikkat cekiyor. Beraberinde bu adayligin aslen Avrupa'nin kendi ortak kimligine, degerlerine ya da sinirlarina dair cok tartismali alanlari gun isigina cikardigini ifade ediyor. 
Elbet butun bu tartismalardan aslen Avrupali kimligi denen kurgunun karanlikta kalan cetrefilli alanlarini  okumamiz mumkun. Kitabi henuz okumadim. Zira yorumlari gozden gecirdigim kadariyla kitabin ozellikle Avrupa Birligi surecini, hem Turkiye ve hem Avrupa tarafindan karsilikli iliski icinde ele aliyor olmasi oldukca onemli. Bu etkilesimin kisa sayilabilecek bir surec icinde Turkiye'de halkin genel algilarini nasil degistirdigini gozler onune seriyor olmasi da kanimca degerli. Her ne kadar bilinen hissedilen cok defa dile getirilen durumlar olsa da fransiz kamuoyuna da hitap eden ciddi calismalarin iki taraf acisidan da faydali olduguna inaniyorum. Her ne kadar  Fransa ya da Avrupa kanadinin bu katilim hikayesinden kendi kimligini tanima adina yeteri kadar ders cikartabildigine cok fazla inanmasamda..



10 Eylül 2011

Sosyo-kitap: "Bildigin gibi degil": 90'larda Guneydogu'da Cocuk Olmak

Gecen ay inimden cikip da Beyoglu'na gittigim bir vakit Mefisto kitapcisinda gozume bir kitap takildi.
"Bildigin gibi degil: 90'larda Guneydogu'da Cocuk Olmak"..Rojin Canan Akin ve Funda Danisman'in 90'li yillarda cocukluklarini Guneydogu'da geciren kurt gencleriyle yaptiklari roportajlardan olusan kitap kanimca kurt meselesini sosyolojik gozden anlamaya calisanlar icin cok onemli bir kaynak olusturuyor.

Sanirim hayat hikayesi metodunun en guzel tarafi tarihselige buyuk aktorlerin, kurumlarin anlatilarinin otesinde kucuk anlatilarin isiginda da bakabilmemizi saglamasi. Sonrasinda da bu anlatilarin bir yerlerde birlesmesi, ortak yonlerin, ortak yasanmisliklarinin ve bu yasanmisliklar karsisinda hissedilen ortak duygularin, tepkilerin, cosku ya da kizginliklarin bir bir nasil ortak eylemlere donusugunu kimi zaman cok net bir sekilde ortaya cikartabilmesi...
"Bildigin gibi degil" elbet sosyolojik metod ile yapilmis mulakatlardan olusan ya da bilimsel amaclarla ortaya cikmis bir kitap degil. Bununla birlikte, icindeki yer alan hayat hikayelerinin kurt meselesini buyuk soylemlere, guc merkezlerinin oyunlarina ya da ideolojilere hemencecik sarilmadan anlamak isteyenler icin cok cok onemli oldugunu dusunuyorum.
Kitabin basligi da kanimca okuyucuya hemen hitap eden, cok guzel secilmis bir baslik. Sadece bu konuya dair degil elbet. Sosyolojik olarak ele alinan bir cok konuda, onceden olusturulmus cevaplarimizin, kalip yargilarimizin varligini hissettigimiz ve otesine gecmeyi tercih ettigimiz bir cok vakit telafuz ettigimiz ilk cumle belki: "Bildigim gibi degilmis". Kisiyi, medyatik ya da ideolojik bilginin sisirdigi geveze egosundan cikaran, kucucuk, sus pus bir mahluga donusturen ama caba sarfedip soru sormaya devam ederse de bir o kadar zenginlestiren anahtar bir cumle belki.."Bildigim gibi degilmis."

Bu yuzden Rojin Canan Akat ve Funda Danisman'in hazirladigi roportaj kitabinin bilmeme ihtimali oldugunu dusunenlere siddetle tavsiye ediyorum..